Bundan bir kaç ay önce Kadirli siteleri bir bir kapandı ne olduğunu anlayamadan. Acaba hepten mi bu işi bıraktılar diye düşünürken ve bu düşüncemi burada yazmayı planlarken (zamansızlıktan yazamadım tabi) bir de baktım siteler geri tekrar dönüyorlar. Çok sevindim. Kadirli hak ediyor bunları. Kadirli adına ne kadar çok yapılmış site varsa o kadar nette buluşmamız kolay olacaktır. Hemşerilerimiz birbirlerini daha kısa zamanda herkesle görüşebilecekler.
Başlarına ne gelmişti acaba ?
Senaryo 1: Kadirlimiz.com’u takip edenler bilirler daha önce bir kaç defa biz hacklenmiştik, itin kopuğun biri defalarca (veya birileri) hacklayip durdular. Deneme tahtası olmuştu site bir ara.
Bu sayede güvenlik konusunda da biraz bilgimiz artmıştı. Ve öyle oldu ki bazen canımı epey sıkmıştı bu konuda canımı. Hatta boş ver ne yaparlarsa yapsınlar deyip bıraktığım olmuştu bir ara bu site işini, belki öle olmuştur.
Senaryo 2: Kadirli hemşerilerimizi memnun etmek kolay iş değil site konusunda herkes bir şey söylüyor işinizi yapamıyorsunuz.
Senaryo 3: Sitenin hiti yüksek olsa (heyt bizimki gibi) gerçek manada bunun siteye bir etkisinin olmaması (yine bizimkisi gibi). Evet hemşerim girmeye giriyor siteye ama sadece ziyaretçi hiç fikir yürütmüyor. Karda yürüyor izini belli etmiyor.
E bunlarda olunca insan oğlu tabi ne yapsın. Boş ver deyip ilgilenmiyor. Dikkat edilirse suçu site adminine atmadım (he he), suçlu yapılan siteyi kullanmayanlar (iki kere heh heh). Efendim hoş geldiler sefa getirdiler gerçekten sevindim onları da nette görmekten. Zaten eskiden varlardı. Hatta biri (ikisi. kadirli.org ve kadirli.net) bizden de önce vardı. Her iki siteye de (kadirli.org ve kadirlim.net) başarılar dilerim. Kolay gelsin hemşerilerim.
Yine Kültür ve Turizm Bakanlığının bir hizmeti bu adresten online müzik dinleyebilirsiniz ama türk sanat müziği, daş palk devri. Nostalji olsun diyeceğim ama ben o dönemi hiç yaşamadım, o dönemi yaşamasamda kan mı çekiyor nedir dinleyince de zevk almadan edemiyorum. Heyt ne kadar yaşlıyım.
Malumunuz haberlerde sizlerinde çokca duymaya alıştığı bir durum okul önlerinde şiddet durmak bilmiyor hatta bazılarında okulun içine bile giriyor. Kimi konuştursanız kendi dışında mutlaka bir suçlu aramakta gecikmiyor. Aile diyor ki, okul suçlu, okul diyorki aile, çocuklar diyor ki bilmiyorum. Efendim nacizane benim bir önerim bırakın eğitim zorunlu olmasın sekiz yıl değil, beş yıl hiç değil hiç zorunlu olmasın sorunu kökünden çözelim Ne de olsa bu ülkenin okula gitmemiş insanlara da ihtiyacı var (ne demekse) o zaman görün bakın bakalım şiddet nedir kalıyor mu? Bir yazarın da dediği gibi "Eğer başörtülü bir karınız varsa boşayın" sorun çözülsün. Niye ısrar ediyoruz değil mi?
Ağlanacak halimize güleriz de, bizim için ağlayanı bulmak zor olur önce kendimiz ağlayalım ki sonra ağlayacaklar elbet bulunur. Seyredince hiç bir şey demek gelmiyor içimden haberleri sadece üzülüyorum , içimde bir sıkıntı gençiliğimizin gözündeki perdelerin inmemişliği. Aile-okul-millet olarak üstesinden gelinebilir ancak bu sorunların. Büyümenin rahatlamanın verdiği rehavettir bu da herhal. Büyüdük önceleri küçüktük şimdi delikanlıyız her yıl % 10 büyüyoruz da bunun verdiği sıkıntıyı da yaşıyoruz diğer bütün büyükler gibi.
Bir sürü Karatepe Aslantaş Açık Hava Müzesi fotoğrafı ve tabiki baraj.
Fakir @ April 29, 2006 


